Elektrikli Araba; Ekonomik mi? Para kaybı mı?

Sponsor

Elektrikli Araba; Ekonomik mi? Para kaybı mı?


Yılın belli aralıkları ile tekrar tekrar sunulan haberlerden fenalık gelmek üzere, yeni bir teknoloji ürünü gibi lanse edilen araçların uzun bir geçmişi bulunmakta. Bütün araç firmalarının elektrik veya hidrojen gibi enerji kaynakları ile çalışan araçları mevcut ve bunun iyi bir reklam olduğunun farkına varmış durumdalar.

Çevreci enerji kaynaklarının başlangıcı 1992 yılında ilk adımları atılmış ve Japonya’nın eski başkenti olan Kyoto’da 1997 yılında Kyoto Protokolü imzalanmıştır. Ancak 2005 yılında yürürlüğe girebilmiş antlaşmanın temel amacı ülkelerin küresel ısınma ve iklim değişikliğine duyarlı olmaları ve  atmosfere salınan karbon miktarlarını azaltmayı hedeflemektedir.

Araçların neden olduğu küresel ısınmanın temel nedeni emisyon miktarlarıdır. Bu amaçla birlikte Avrupa Birliği ve diğer ülkeler kendi sanatlarını geliştirmektedirler, bu standartlaşama ile gelecekte üretilecek araçların emisyon salınımları giderek düşecektir. Avrupa Birliği’nin 2014 yılında yürürlüğe girecek yeni standardı olan Euro 6 ile CO, NO ve PM salınım miktarlarının düşürülmesi amaçlanmaktadır. Burada dikkat edilen araçların fabrika çıkış değerleridir ve ortalama değer alınmaktadır.

Hâl bu şekilde ilerlerken firmalarda çevreci olduklarını belirtme ihtiyacı duyarak “tamamen duygusal” yaklaşım içine girmişlerdir. Ayırdıkları ufak bütçeler ile elektrik ve hidrojen enerjisi ile çalışan araç üretimine girmişlerdir, masraflarını da bu araçların sağlayacağı reklamlardan sağlamaktadırlar. Bu araçların çıkış temeli tamamen zorunludur ve Kyoto Protokolü’ne dayanmaktadır.

Şimdi elektrik enerjisi ile çalışan araçların genel özellikleri ve geleceğini inceleyelim.

Elektrikli araçların avantaj ve dezavantajları;

  • Yüksek ilk alım maliyeti. Yurtdışı fiyatları 30.000-120.000 dolar arası değişmektedir ve bunun büyük bir kısmı akü masrafıdır.
  • Elektrikli araçlar ekonomik değildir. Kilometre başına tüketmiş olduğu enerji az olmasına karşın on binlerce Euro masrafı bulunan aküleri bulunmaktadır ve bu araçların ilk alım fiyatını yükseltmektedir.
  • Elektrikli araçlar kullanıma uygun değildir. Tam şarj ile ideal koşullarda 150 km mesafe kat edebilen bu araçların en uygunu yan cephelerinde yerleştirilmiş güneş paneli ile Nissan gelmektedir.
  • Aküler uygun değildir. Elektrik enerjisinin depolanması konusunda gelinen son noktaya karlın bataryalar istenen seviyeye gelmemişlerdir. Tam şarj için gereken 6-8 saati kimse beklemek istemez, hele ki 150km’de bir 6 saatlik mola vermeniz, ulaşmanız gereken yere yürüyerek daha hızlı varmanızı sağlayacaktır. Ömür açısından 10.000 şarj, deşarj döngüsü bulunan akülerin zaman içinde performansları da düşmektedir. Bu tür araçlar için gerekli enerjiyi karşılamak için yeni akü teknolojisinin 2020 yılında çıkması beklenmektedir.
  • İvmelenme, yani hızlanma oranı azdır. Araçlarda bulunan aküler standart bir enerji ihtiyacına göre hesaplanmıştır, ani hızlanma için gerekli enerji miktarlarını karşılayamamaktadırlar.
  • Emisyonsuzdur. Enerjisinin elektrik enerjisinden ürettiği için sıfır emisyon ile çalışmaktadır. Fakat şebekeden üretilen elektriğin yenilenebilir (güneş, rüzgâr enerjisi) enerjiden üretilmesi gerekir ki bu kavram gerçek olsun, yoksa kömürden üretilmiş olan elektriği kullanan bir aracın dolaylı da olsa sıfır emisyon oranı gerçekçi değildir.
  • Düşük maksimum hız. Akülerin sağlayacağı anlık enerjinin yüksek olmamasından dolayı maksimum hızları 100km/saat civarındadır.